Türkiye Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Haftası 4-10 Mayıs 2020, Türkiye Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Günü 6 Mayıs 2020

BASIN BÜLTENİ – Türkiye Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Haftası 4-10 Mayıs 2020

Türkiye Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Günü 6 Mayıs 2020

 

Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Haftası Nedir?

Hamilelikte veya bebek sahibi olduktan sonraki dönemde, anne ve bebeklerinin ruh sağlığının korunması adına gerçekleştirilen bir kampanyadır. Tüm anneleri desteklemek için farkındalık oluşturmaya çalışmaktayız. Ruhsal sorunlardan etkilenen anneleri savunmaya, doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamaya ve iyileşmelerini sağlamak için ihtiyaç duydukları desteği almalarına yardımcı olmaya odaklanıyoruz.

 

Bu yılki tema nedir?

Bu yıl olaylar Coronavirus nedeniyle biraz farklı oldu. Bu yılki tema ‘‘zor zamanlarda annelere destek’’ şeklinde güncellendi. Bu olağanüstü zamanda, insanların en çok ihtiyaç duyduğu güvenli desteği sunabilecek bir kampanya sunmayı hedefledik.

 

Bu hafta gündemini takip eden herkesin (anne, baba, dede, akraba, arkadaş, sağlık çalışanı, psikolog) anne ruh sağlığının önemi hakkında bilgilenmesini ve sunulan destekten faydalanmasını sağlamayı amaçlıyoruz.

 

Enerjilerimiz, kaygıların çok fazla arttığı şu günlerde ebeveynlerin iyi bilgilendirilmiş ve desteklenmiş hissetmelerine ve böylece huzurlu bir ruh halinin sağlanmasına odaklanacaktır.

 

Etiketlerimiz, uluslararası kuruluşlarla ortak şekilde: #WMMHday

ulusal bağlamda: #anneruhsağlığı #üsküdarABRSM #annebebekruhsağlığı

 

 

 

 

Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Haftası Kim tarafından organize ediliyor?

 

Dünya Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Birliği tarafından her yıl Mayıs ayının ilk haftası, Anne Ruh sağlığı Farkındalık Haftası, bu haftanın Çarşamba gününün de tüm dünyada Anne Ruh Sağlığı Günü olarak etkinliklerle anılması kararlaştırılmıştır. İlk Dünya Anne Ruh Sağlığı Günü, 4 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Ülkemizden temsilcilerin de içerisinde yer aldığı bu birliğe üye olan ülkelerin temsilcileri bu etkinliklere katılarak desteklerini dile getirmektedirler.

 

Türkiye’den de Üsküdar Anne Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Anne Bebek Ruh Sağlığı Platformu içerisinde yer alan kuruluşlar Dünya Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Birliğinin içerisinde lider konumda olan ülkeler arasında yer alarak bu etkinlikleri desteklemektedir.

 

 

Anne Ruh Sağlığı Farkındalık Haftasına Neden İhtiyaç Var?

Annelere ve bebeklere yardım için!

Birçok ülkede, her 5 anneden 1'inde gebelik ya da doğumla ilişkili bir ruhsal bozukluk görülmektedir. Bu hastalıklar sıklıkla fark edilmemekte ve tedavi edilmemekte, çoğu zaman hem anne hem de çocuk için trajik ve uzun vadeli sonuçlar doğurmaktadır

 

Anne Ruh Sağlığı Farkındalığına neden İhtiyaç Var?

Kimse bu hastalıklara bağışık değil!

Her kültür, yaş, gelir düzeyi ve ırktan kadınlar gebelik ya da doğumla ilişkili bir ruhsal bozukluk geliştirebilir. Belirtiler gebelik sırasında ve doğumdan sonraki ilk 12 ay içinde ortaya çıkabilir. Kadınların iyileşmesine yardımcı olmak için etkili ve iyi araştırılmış tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

 

Politika/yasa düzenleyicilerin fark etmesi neden gereklidir?

Hastalık bir suç değildir!

Kadınlar, maalesef tedavisiz kalan ruhsal hastalıklarından dolayı bebeklerine zarar verdiklerinde tedaviye ihtiyaç duyan bir hasta olarak değil de bazen suçlu olarak kabul edilmektedir. Farkındalık yaratarak, bu trajedileri önlemeyi hedeflemekteyiz. Böylece annelerin adil ve bilimsel temelli bakımı almalarını sağlamak mümkün olacaktır.

 

Bir Tutum Değişimi Neden Gereklidir?

Ruhsal sağlık olmazsa, sağlık da olmaz!

Artan farkındalık, her tür ruhsal sorun yaşayan kadınların bakım kalitesini iyileştirmek ve anne ruhsal hastalıklarının damgalanmasını azaltmak amacıyla sosyal bir değişime yönlendirecektir. Ruh sağlığı profesyonellerini, annelerimizin arkadaşlarını ve akrabalarını ona nasıl hissettiğini sormaya ve yardım aramaya teşvik ediyoruz

 

 

Toplumsal düzeyde özellikle anne ruh sağğı konusunda farkındalık oluşturmak için çaba sarf ediyoruz çünkü;

Gebelik süresinde veya çocuk sahibi olduktan sonraki ilk yıl içerisinde ruh sağlığı ile ilgili bir sorun yaşayan annelerin çoğu bundan kimseye bahsedemiyor ve sessizce acı çekiyor. Kadınların çoğu başkaları ne düşünecek veya ne yapacak kaygısıyla neler yaşadıklarını kimseye anlatmıyor. Başkaları onların zayıf ya da kötü anne olduklarını düşünecekler veya çocuklarını alacaklar diye kaygı duyuyorlar. Bu kaygılar ihtiyaçları olan yardımı ve desteği almayı engelliyor.

 

Gebelik süresinde ve doğum sonrasında annenin ruhsal hastalığının olması; çocukta duygusal, zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimi kötü etkilemesi açısından yüksek risk oluşturmaktadır. Bu problemler anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği, öğrenmede yavaşlama, okulda kötü performans ve suç davranışları ortaya çıkması riskini artırmaktadır. Çocuklar üzerinde olan bu olumsuz etkiler yetişkinlik yaşına kadar sürebilir.

 

Son 20 yıl içinde gerçekleşen anne intiharlarının çoğu önlenebilir anne ölümleridir.

Maalesef, gebeliklerin %20 ila %25’i düşük ya da ölü doğumla sonuçlanmaktadır. Bunları takiben annede yas belirtileri ortaya çıkabilir. Bu kadınların bir kısmı düşük ya da ölü doğumu takiben doğum sonrası depresyon da yaşayabilmektedir.

 

İnfertilite tedavisi sürecinde olan ebeveynler de ruhsal desteğe çok ihtiyaç hisseden kişilerdir. Bununla birlikte, ne yazık ki sürecin işlemlerinin yoğunluğu ile çoğu kez ihmal edilmektedirler.

 

Prematür bir çocuk doğurmak, ya da bebeği yenidoğan yoğun bakım ünitesinde uzun bir süre kalmak da anne ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir.

 

Tüm bu süreçlerde anne ve babanın çevresindekiler, akrabaları, arkadaşları ne kadar bilgili ve bilinçli olursa yardım arayışı ve uygun bakımın sağlanması da o kadar çabuk ve etkili olacaktır.